11 Haziran 2016 Cumartesi

Salih Kocatepe / Nazım Hikmet Ran'ın Şiirleri ve Zavallı Bir Çingenenin Eli


Söz konusu olan biz Çingeneler olduğunda, Nazım Hikmet'in bile nasıl ön yargılı olduğu açıkça ortada duruyor. Nazım şiirindeki celladın Çingene olup olmayacağı belli değil. O yine de varsayımlara dayanarak yalnızca "Zavallı Çingenelerin" cellatlık yapacaklarına inanıyor. Ve o Çingenenin elini  "kıllı, siyah bir örümceğe" benzetiyor. Ey Şairler, Ey halkım, Ey yazarlar, Ey senaristler, Ey politikacılar; Ey Evliya Celebi; Ey Camcı Birol; Müslümansanız bizlerin de Adem ile Havva’dan geldiğine inanıyorsanız, bilin ki sizlerle biz kardeşiz.


Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi'nde şiirleri ile ölümsüz şair Nazım Hikmet anıldı.

03 Haziran 2016 Cuma günü sat 18.00 Fethiye Kültür merkezinde başlayan etkinlikte Fethiye Romanlar Derneği olarak bizde vardık. Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Gençlik kollarıyla beraber Nazım Hikmet Ran'ın 53.ölüm yıl dönümü ölümsüz şiirleriyle anıldı. Kalabalık bir kitle önünde okunan “NAZIM HİKMET VATAN HAİNLİĞİNE DEVAM EDİYOR HALA” şiiri herkesi ayağa kaldırdı, katılımcılar şiiri uzunca bir vakit çılgınca alkışladılar. Tam üç kez tekrar tekrar okundu. Nazım'ın her ve her şiirini okuyup bitiren gençler aldıkları kırmızı karanfilleri sandalye üzerinde duran Nazım’ın portresinin yanına saygıyla koydular. İste bu an görülmeye değer bir andı. 

Nazımın her şiiri dramatize edildi, unutulmaz bir güzellikti. Heyecanlandık ve gururlandık. Fakat Nazım’ın öylesi bir şiiri okundu ki içimden keşke okunmasaydı diye geçirdim. O şiir biz Romanları her okunduğunda yaralayan, rencide eden bir şiir.



Ortaokul yıllarımda biyografisinden ve şiirlerinden de anladığım kadarıyla şair babam gibi Selanikliydi. Hayatı, kavgalarla, mücadelerle ve unutulmaz aşklarla geçmişti. Bu hali biraz bana benziyordu. Ezilenlerin yanında ve sömürü düzeninin karşındaydı. Öğrendiğim bu bilgiler benim ona saygı duymamı sağlıyordu. Fakat Nazım Hikmet’in 1933 yılında Bursa cezaevinde eşi Piraye Hanım’a yazdığı aşağıdaki dizeleri siz de okuyunca belki bana küfredecek belki de hak vereceksiniz. Bir okuyun bir düşünün bakalım ne hissedeceksiniz?

“Ölüm,
Bir ipte sallanan bir ölü. 
Bu ölüme bir türlü, 
Razı olmuyor gönlüm. 
Fakat emin ol ki sevgilim; 
Zavallı bir çingenenin 
Kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli 
Geçirecekse eğer, 
İpi boğazıma, 
Mavi gözlerimde korkuyu görmek için 
Boşuna bakacaklar Nazıma”

Söz konusu olan biz Çingeneler olduğunda, Nazım Hikmet'in bile nasıl ön yargılı olduğu açıkça ortada duruyor. Nazım şiirindeki celladın Çingene olup olmayacağı belli değil. O yine de varsayımlara dayanarak yalnızca "Zavallı Çingenelerin" cellatlık yapacaklarına inanıyor. Ve o Çingenenin elini  "kıllı, siyah bir örümceğe" benzetiyor. Ey Şairler, Ey halkım, Ey yazarlar, Ey senaristler, Ey politikacılar Ey Evliya Celebi, Ey Camcı Birol; Müslümansanız bizlerinde Adem ile Havva’dan geldiğine inanıyorsanız, bilin ki sizlerle biz kardeşiz.




2 yorum:

  1. Bir komüniste yakışmayan bir tanimlama... Nazım in tek bu satırı kulağımi ve kalbimi hep tırmalamistir. Bunu da onun bir hatası kabul edelim...

    YanıtlayınSil
  2. teşbihte hata olmaz diye bir söz vardır.ben de bir kardeş çingene halkı kültür dayanışma yardımlaşma yaşatma derneği olarak burada aslında çingenelerin zavallı olduğunu ve evet o zamanları büyüklerimden söylendiğine göre cellatları özellikle çingenelerden yaparlarmış.Evet kıllı, siyah örümceğe benzetmesi tabii ki, hoş görülmeyebilir.Ama zavallı diyerek istemeyerek yaptığını açıklamak için zavallı ve gariban sıfatlarını kullanarak eğer çingene boğazıma geçirecekse korkmayacağını ifade ediyor burda da başkası olsa idi korkardım ama ölümüm bile bir garibanın elinden olacağı için memnuniyetini ifade ediyor.

    YanıtlayınSil